Elbet


Aldığın her nefeste içine çektiğin ben olucam.
Her dolunayda yanında ben parlayacağım, bazen küçük bir kuş olacağım sana dalından bakan,
bazen bir martı yolunu kaybetmiş olan.
Pislikte yaşamayacağım artık, küçük bir kedi olacağım kalbine kafamı koymak için bahaneler arayan.
Sırnaşacağım utanmadan ve sen büyüteceksin beni. 
Olmadı sokağa atarım kendimi 
birazcık da olsa
özle diye.
Gereğinden fazla kalıp yolumu kaybedeceğim, 
gözleri yaşlı, 
annesini Lunaparkta arayan bir çocuk gibi.
Koşacağım sonra deli gibi hedefime ulaşabilmek, 
kalbindeki manzaraya bir bilet kesebilmek için.
Kapılmış olacak bütün yerler, 
yine geç kalmış olacağım 6.45 vapurunu kaçıranlar gibi.
Merhabalara ters ters bakacağım 'hoş'çakalları sevmediğimden.
Elbet bir yerde yeniden karşılaşacağız.
Sen başımı okşamaya çalışacaksın hiç birşey olmamış gibi.
Bende son bir kez manzarayı görebilmek için okşatacağım başımı, 
hiç tanışmamış, 
hiç yaşanmamış, 
hiç kırılmamış gibi….


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...