Düşmek değil Çakılmak

Her düşündüğünüze inanmayın.
Öyle bir hayat bu ara.
Yorumlar dolu dolu etrafta.
Her yerde bir şeyler söyleyen insanlar konu kendileri değilmiş gibi konuşuyorlar,
yanlış sigarayı içiyorlar sürekli. Sürekli ama.
Ah siz insanlar, sizin başınızda durmak zorunda mıyım ?
Böyle her okuduğunuza da inanmayın efendim ( parantez içleri hariç ), aptal olmayın. 
Kendinizi beğenmiş bir şekilde bilmişlik yaptığınızı hele hiç sanmayın. Harbi üzülüyorum bak.
Gün içinde maskelerden bahsedin, öyle bir bahsedin ki, maskeler maske olduğu için utansın
ama böyle kendinizce insanlarınkini tahmin etmeye kalkışıp gülünç duruma da düşmeyin.
Biraz güncellenin baylar ve bayanlar. ‘’Update'' diyorum. 
Çok geriden geliyorsunuz. Çok.
Hele ki ‘’o'' insanlardan hiç olmayın, işte ’‘o'' zehirli olan insanlardan. 
‘’O’’ işte, sevgilerini ordan buradan toplayanlardan.
Bu arada bir otobüs geçti ve camlar sallandı. 
Bir de bir işçinin sesi geliyor kim olduğu belli değil.
Bazen kendimi tekrar ediyormuşum. Bazen kendimi tekrar ediyormuşum.
Ya kimi tekrar edeyim ?
Beyler ! Sakin olun, etraf biraz dağınık.
Pardon, dalmışım. Çayın buharına, yağmurun sesine, martının kanadına, 
sokaktaki lambanın duruşuna derken, yine zamanın geçişine dalmışım.
Ne diyorduk ?
Arılardan bahsediyorduk. Çiçeklerden bal toplayan arılardan.
Üzülmemeniz için çaba sarf ettim baylar ve bayanlar fakat gözümden öyle bir düştünüz ki,
buna ben sadece çakılmak diyebilirim. 
Hakkımdaki düşüncelerinizle hayatınıza lütfen sorgusuz sualsiz devam ediniz.
Artık size yardımcı olamayacağım olamayacaksın olamayacak.
Bir şey şiire dönüşmeyecekse, onu yaşamanın ne anlamı var?
Her düştüğünüzde kalkmayın biraz ara verin, yatmaktan sıkılıcaksınız zaten.
Her düşündüğünüze inanmayın.

With You














LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...